Perşembe, Eylül 07, 2006
vakti gelmeyince bülbül ötermi...
güzel ve yoğun bir gün geçti. ailem geldi ziyaretime, sonra arkadaşlar. oturduk az da olsa sohbet ettik. sonra manzara izledik, boğazı... boğaz bütün bu şehrin cansızlığında hala canlılığını koruması hasebiyle çok önemli...
sonra gecenin şu vakti neler söyler adını bilmediğim bir hatun. uzun hava ilginç bir şey... kalıba sokulmamış acının dillenişi...
Baba bugün dağlar yeşile boyandı
Kim yandı kim uyandı
Gözlerim ağam kalbime ateş düştü
İçimde yar da yandı
gözlerim ağam Su serptim ataş sönsün
Serptiğim suda yandı
Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem
Baba bugün dağlar başı dolu kar
Benzim sarı ufkum dar
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var
Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem
şimdi ne gereği vardı bilmiyorum. takıldım, kaçtır dinliyorum...
her gelen ne sorar, niye sorar...
sonra gecenin şu vakti neler söyler adını bilmediğim bir hatun. uzun hava ilginç bir şey... kalıba sokulmamış acının dillenişi...
Baba bugün dağlar yeşile boyandı
Kim yandı kim uyandı
Gözlerim ağam kalbime ateş düştü
İçimde yar da yandı
gözlerim ağam Su serptim ataş sönsün
Serptiğim suda yandı
Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem
Baba bugün dağlar başı dolu kar
Benzim sarı ufkum dar
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var
Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem
şimdi ne gereği vardı bilmiyorum. takıldım, kaçtır dinliyorum...
her gelen ne sorar, niye sorar...